Anne olunca anlarsın.
Bu cümlenin altındaki mesaj bana hep , anyayı konyayı anlarsın ile eşit çağrışım yapmıştır.
Zaten annelerin mesajı da bu değil mi ?
Ne zaman anne ile fikir ayrılığına düşsen : " anne olunca anlarsın evladım" cümlesi ile karşılaşılmıştır.
Anneliğin ilk gün itibariyle hormonları alt üst etmesi sebebi ile,daha önce kayıtsız kaldığın durumlara buğulu gözler ile yaklaşıyor olma durumu oluyor;hele sokakta dilenen çocuklar ve annesinin kucağında "alın beni burdan" ifadesi ile acıklı bakan bebeklere hiç dayanamaz oldum.
Ben ki hamileliğinde gram duygusallaşmadım;yani öyle eğlenceli reklam filmlerine falan hüngür şakır ağlamadım.
Şimdi anne olunca ne anladım diye düşünüyorum da... Hayat yeni bir form kazandı bunu anladım gayet net ve birde oğluma : "anne olunca anlarsın Poyraz" diyemiyeceğim onu anladım erkek olduğundan mütevellit.
Evet annelik,
Organizator kıvamında bir yetenek istiyor.
Kafanda sürekli bir plan yapma durumu; evden en kısa park ziyaretine bile giderken
" şimdi saat 3 ; 4 de yoğurdunu yiyecek, önlük,ağızbezi,bu arada kaka yaparsa kaka da boynuna kadar olursa body'leri yedekleyelim, güneş de var güneş kremi çantada olmalı, huysuzluk yaparsa: şu en sevdiği oyuncak,hava da esiyor,rüzgarlığını alalım,güneş geliyor gözüne arabadayken şu pikemsi şey de yanımızda olsun,dişleri bu ara çok fena diş kaşıyıcı yanımızda mı ,evet çantada çantanın demirbaşı oldu o zaten...
Başka..
6 ya kadar evde olmamız lazım çünkü tarhana çorbası yapılacak"
Olurda canın biraz daha parkta kalmak ister,eski bir arkadaşınla karşılaşırsın laflayacak olursun
Hayır 6 da evde oluncak ve o çorba içilecek.
Hani hayatımızı çocuğa göre ayarlamayacaktık, çocuğumuz bizim hayatımıza uyacaktı
aha aha aha...
Öyle gülerler insana işte...
Ben de gülüyorum kendime bazen acı acı...
Evet annelik fedakarlık ama bu fedakarlığın sınırları aşıldı mı ,bu durum sizi yormaktan öteye geçemiyor.
Çocuğu alman disiplini ile yetiştiricem diye de helak oldum laf aramızda :):)
Yeteneklerinizi geliştirmeniz şart,sizi çetin şartlar bekliyor.
AMA bunlar anne olmadan önce hiç kimse tarafından size söylenmiyor.
Uykusuz kalacaksın, tamam bu en bilindik şey ama 24 saatin 22 saati ayakta kalmaya uykusuzluk denmez,literatüre yeni bir kelime eklenmeli. Zombianne, hortlakcık falan birşey bulunmalı işte.
Hadi uykusuzluğu geçtik,yorgun insan yıkanamıyor,yemen içmen lazım kendi kokundan yemek yiyemiyorsun, bebek de alıştı mı ter kokusuna yıkanmaya korkuyorsun.
O savunmasız yavrucağın sana muhtaç olduğunu bilmek insanı ürkütüyor da
birde loğusasın...
Eskiden kakalı bezler elde yıkanırken çocuklara nasıl bakıldığı kısmını henüz çözemedim.
İlk günden akşamları muhallebileri tıkmanın çocuğu taş gibi uyuttuğuna inanır oldum.Başka türlü olamaz,olmamalı yani.
Gün gun zorlaşan bir maceraya atıldığını anlıyorsun.
En keyifli kısmı herşey o kadar çabuk değişiyor ki,sabit değil hiçbirşey ,her gün yeni birşey üretmek zorundasın;deneme yanılma buluyorsun bir sürü şeyi.Çocuğun ve kendin aranda bir dil oluşturuyorsun, kapımız dışarıya kilitli bir tek biz anlarız bu dilden; yani şimdilik
Şimdi beni bir an olsun yanında göremeyen oğlum bağırıyor yanına geleyim diye
İlerde biliyorum ki beni yanında istemeyecek...
Çocuklu hayatın pembe boyalı evimizin bacasını buram buram tüttüren bir peri masalı olduğu imajı yaratılıyor hep
Halbuki hayaller pamuk prenses gerçek cadı Sila
:)
Bu işin anahtarı o bu şu değil, Sabır
Sabrınız var ise doğurun
Sabrınız yoksa yine doğurun, anam söylemişti dersiniz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder